2025-2026 yılının son etkinliğini Türk Devletleri ve Gençlik Topluluğu olarak, tamamen gençlerin enerjisine ve stratejik zekasına sahne olanağı vererek gerçekleştirdik. "2050 yılında Türk devletleri bir araya gelse nasıl bir konfederasyon yapısı kurulurdu?" sorusunun peşinden giderek kapsamlı bir simülasyon gerçekleştirdik. Katılımcılarımız; delegeler ve bakanlar olarak rollerini üstlenerek kurulan masalarda geleceğin politikasını belirlediler. Simülasyon kapsamında: Ekonomi ve ticaret, dış politika, savunma, eğitim, kültür ve bilim gibi hayati alanlarda hararetli tartışmalar yürütüldü. Simülasyonun sonunda, her bir bakanlık ve delege heyeti kendi alanlarında aldıkları stratejik kararları ve vizyon belgelerini genel kurula açıklayarak büyük bir başarıya imza attı. Bu etkinliğin hayata geçmesinde bizlere destek olan ÜNİDES’e, kıymetli fikirleriyle ufkumuzu açan hocalarımıza, günlerce bu organizasyon için emek veren topluluk ekibimize ve en önemlisi, 2050 yılının bakanları ve delegeleri olarak masada harika işler çıkaran tüm katılımcılarımıza sonsuz teşekkür ederiz! Geleceği bugünden konuşmaya, üretmeye ve Türk dünyasının gençlik enerjisini her platformda hissettirmeye devam edeceğiz. Bir sonraki etkinliğimizde görüşmek üzere!
Türk Devletleri ve Gençlik Topluluğu olarak, Türk dünyasının köklü geçmişini daha iyi anlamak ve ortak geleceğimize dair vizyonumuzu birlikte değerlendirmek amacıyla anlamlı bir konferansa ev sahipliği yaptık. Yoğun katılımla gerçekleşen programımız; kıymetli protokol konuşmaları, ufuk açıcı bir belgesel gösterimi ve akademik bir konferans ile katılımcılarımızın hafızalarında iz bıraktı. Etkinliğimiz, Topluluk Başkanımızın topluluğumuzun kuruluş amacını ve Türk dünyasına yönelik gençlik vizyonunu aktardığı açılış konuşmasıyla başladı. Ardından, gençliğin bu ortak idealini her zaman destekleyen Türk Dünyası Gençlik Vakfı Genel Başkanı Sayın Ramazan İzol ile üniversitemizin çalışmalarına öncülük eden Üniversitemiz Genel Sekreteri Sayın Kenan Yavuz protokol konuşmalarını gerçekleştirdiler. Programımıza ayrıca Hacettepe Üniversitesi Rektör Danışmanı Sayın Selçuk Kaplan ve Hacettepe Sıhhiye Kültür Merkezi Müdürü Sayın Engin Helvacı teşrif ederek bizleri onurlandırdılar. Konuşmalarında, Türk dünyasının birlik ve beraberliğinin güçlenmesinde gençliğin taşıdığı sorumluluğa ve sahip olduğu potansiyele dikkat çeken konuşmacılarımız, ortak geleceğin inşasında genç nesillerin belirleyici rolünü vurguladılar. Protokol konuşmalarının ardından, katılımcılarımızın büyük ilgiyle takip ettiği 'Türk Dünyası 2050' belgeselinin gösterimi gerçekleştirildi. Belgesel, önümüzdeki çeyrek asırda Türk devletlerinin jeopolitik, kültürel ve ekonomik alanlarda küresel ölçekte nasıl daha güçlü bir aktör hâline gelebileceğine dair kapsamlı bir perspektif sundu. Programımızın akademik zirvesini ise topluluğumuzun danışman hocası Prof. Dr. Özkul Çobanoğlu'nun gerçekleştirdiği 'Türk Dünyasının Ortak Temelleri' başlıklı konferans oluşturdu. Hocamız, binlerce yıllık ortak tarihimizden kültürel mirasımıza, dil ve edebiyatımızdan geleneklerimize uzanan ortak değerlerimizi ele alırken; Türk dünyasının gelecekte daha güçlü bir iş birliği ve ortak vizyon etrafında neden buluşması gerektiğini tarihî, jeopolitik ve sosyolojik boyutlarıyla değerlendirdi. Bu anlamlı heyecanımıza ortak olan tüm öğrenci arkadaşlarımıza, akademisyenlerimize ve teşrifleriyle bizleri onurlandıran değerli misafirlerimize teşekkür ederiz. Birlikte daha güçlü, birlikte daha büyük bir Türk dünyası için çalışmaya devam edeceğiz.
Sayın Prof. Dr. Özkul Çobanoğlu, Sayın Prof. Dr. Abdulselam Arvas Hocalarımızın konuşmacı olduğu Sayın Dr. Sacide Fikret Çobanoğlu hocamızın ise moderatörlüğünü yaptığı konferansımızda Türklerin kadim inanç dünyasını tarihsel, kültürel ve düşünsel boyutlarıyla ele aldık. Bozkır coğrafyasının şekillendirdiği dünya tasavvurunu, gök merkezli inanç sistemini ve insanın evren içindeki konumunu birlikte değerlendirdik. Özkul Çobanoğlu Hocamız ona sorduğumuz sorularda özellikle Şaman inancının temel esaslarına değinerek gök, yer ve insan arasındaki kutsal dengeyi konuştuk. Eski Türklerde devlet, töre ve inanç arasındaki ilişkiyi ele alarak, kağanın “kut” anlayışı üzerinden siyasi ve manevi meşruiyet konusunu tartıştık. Şamanizm başlığında ise kamların toplumsal rolünü, kam ve Şaman arasında ki farkı, ritüelleri, kopuz eşliğinde yapılan dansları ve trans hâlinin inanç sistemindeki yerini konuştuk. Şamanizmin yalnızca bir ritüel pratiği değil; aynı zamanda toplumsal hafızayı, sözlü kültürü ve mitolojik bilgiyi taşıyan bir gelenek olduğunu vurguladık. Abdulselam Arvas Hocamız ise kadim inanç unsurlarının günümüz Türk kültüründe, halk inanışlarında, atasözlerinde ve geleneksel pratiklerde nasıl yaşamaya devam ettiğini örneklerle ele alarak bize aktardı. Geçmiş ile bugün arasında kültürel bir süreklilik kurmaya çalıştık. Katılımcılarımızın soruları ve katkılarıyla zenginleşen bu konferans, kadim mirasımızın yalnızca tarihsel bir bilgi değil; kimliğimizin ve kültürel hafızamızın temel taşlarından biri olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Yeni kültür yolculuklarında yeniden bir araya gelmek dileğiyle…
"10 Aralık tarihinde Hacettepe Üniversitesi ev sahipliğinde, Türk Devletleri Gençlik Topluluğu ile Azerbaycan Uluslararası İlişkiler Analizleri Merkezi (AIR Center) iş birliğinde “Güney Kafkasya’da Normalleşme Süreci: Türkiye–Azerbaycan İşbirliğinin Yarattığı İmkânlar” başlıklı kapsamlı ve yüksek katılımlı bir panel düzenlenmiştir. Akademi, diplomasi, medya ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getiren bu önemli etkinlik iki oturumdan oluşmuş ve Türk dünyasının geçmişten günümüze uzanan ilişkileri ile bölgesel iş birliği perspektifleri ayrıntılı şekilde ele alınmıştır. Panele, Hacettepe Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran, AIR Center Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Dr. Cavid Veliyev, Türk Dünyası Gençlik Vakfı Genel Başkanı Sayın Ramazan İzol, Azerbaycan Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Sayın Dr. Reşad Memmedov, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Sayın Bahadır Bumin Özarslan, T.C. Dışişleri Bakanlığı Kafkasya Genel Müdür Yardımcısı Sayın Elçi Ayşe Uzer, Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Öğretim Üyesi Sayın Prof. Dr. Tufan Gündüz, Azerbaycan Devlet Televizyonu Tarih Bölümü Şube Müdürü ve Bakü Devlet Üniversitesi Öğretim Üyesi Sayın Mahir Garibov, HÜSAM Müdür Yardımcısı ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Özlem Pınar Oran, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı TİKA Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Sayın Rahman Nurdun, Trend Uluslararası Haber Ajansı Genel Müdür Yardımcısı Sayın Sahil Kerimli ve AIR Center Başdanışmanı Sayın Fuad Abdullayev başta olmak üzere birçok değerli isim katılım göstermiştir. Panelin birinci oturumu “Geçmişten Günümüze Türk Dünyası” temasına ayrılmış; tarihsel süreç, kimlik, kültür ve bölgesel dayanışmanın temel unsurları uzmanlar tarafından detaylı biçimde değerlendirilmiştir. İkinci oturum “Türk Dünyasında İşbirliği Fırsatları” başlığı altında ise özellikle Türkiye–Azerbaycan ilişkilerinin yarattığı yeni stratejik açılımlar, ekonomik, diplomatik ve akademik iş birliği imkânları ile Güney Kafkasya’da normalleşme sürecinin geleceği kapsamlı şekilde ele alınmıştır. Etkinlik, akademisyenler, uzmanlar ve karar alıcılar arasındaki etkileşimi artırmanın yanı sıra, Hacettepe Üniversitesi öğrencilerine de Türk dünyası, bölgesel siyaset ve Türkiye–Azerbaycan ilişkileri hakkında birinci ağızdan bilgi edinme, sorular yöneltme ve güncel gelişmeleri uzmanlardan öğrenme fırsatı sunmuştur. Panel, katılımcılar tarafından Türk dünyası vizyonunun güçlendirilmesine katkı sağlayan önemli bir akademik platform olarak değerlendirilmiştir."
"Türk kültüründe kadın konferansımız, kadınların toplum içindeki rolünü ve değerini ele almak üzere düzenlendi. Etkinlikte kadınların kültürel ve toplumsal katkıları farklı perspektiflerle değerlendirildi. Dünya Kadınlar Günü’nde gerçekleştirdiğimiz Türk kültüründe kadın konferansı, kadim tarihimizin ilk dönemlerinden Cumhuriyetimize kadar kadının toplumdaki yerini ve önemini bizlere anlattı. Etkinliğimiz boyunca konferansın yanı sıra, Türk kültürüne ait geleneksel kıyafetler ve eşyalar; topluluğumuz üyelerinin resim sergileri ve hediyelik eşya dağıtımı ile bu anları da ölümsüzleştirdik. Etkinlik, topluluk içinde kültürel değerlerin aktarımını desteklerken farklı bakış açılarını bir araya getiren bir tartışma ortamı oluşturdu. Bu sayede konferans sadece akademik bir sunum değil, topluluk içi düşünsel bir tartışma ve kültürel biçimlendirme alanı hâline geldi. Türk kadınının kültürel ve toplumsal rolünün ele alınması, etkinliği topluluk içinde değerlerin paylaşılması ve kültürel farkındalığın artırılması açısından anlamlı kıldı. Bu güzel günde bizi yalnız bırakmayan tüm arkadaşlarımıza ve hocalarımıza teşekkürlerimizi sunduk."